RAMAZANDA BESLENME

Yılın en sevilen zamanları geldi çattı. Şimdi ise aklımızda birkaç soru var? Ramazan’da nasıl beslenmeliyiz? Ramazan’da beslenme süreci ile ilgili olarak birkaç püf nokta öğrenip ramazan ayımızı konforlu ve sağlıklı geçirmek de bizim elimizde. Orucun metabolizma için önemli faydaları bulunmaktadır. Vücutta birikmiş zararlı maddelerin temizlenmesi, hücrelerin kendisini yenilemesi ve vücut direncinin artması oruç sürecinde vücudumuzda meydana gelen bazı değişikliklerdendir.

Sahur Öğününüzü Atlamayın!!!!

Bazı insanlar gece uykularının bölünmemesi için geç saate kadar oturup sahur yaparlar, bazıları ise bir yandan da kilo vermek için hiç sahur yapmadan oruç tutmaktadır. Her iki yöntem de aslında oruç tutmak için doğru sahur modellerinden değildir. Çünkü tek öğün ile tutulan oruç metabolizma hızımızı düşürebilir, kas kayıpları yaşamamız muhtemel hale gelir, kabızlık gibi sorunlarla karşı karşıya gelebiliriz, bağışıklık sistemimiz zayıflayabilir ve bu da hastalıklar için zemin hazırlayabilir. Sağlığımız için öğün atlamak ya da sadece su içip yatmak yerinde dengeli bir sahur öğünü yapmaya çalışmalıyız.

Peki Sahurda Nasıl Beslenelim?

  • Sahurda sabah kahvaltısı yerine geçecek hafif ama tok tutan alternatifleri tercih edebiliriz.
  • Uzun süren açlıkta bizlere tokluk sağlayacak, kas kaybımızı engelleyecek olan protein kaynaklarından yumurta, peynir, yoğurt, kefir gibi kaynakları beslenmemize dahil etmeliyiz
  • Gün içerisindeki enerji kaynağımız olan karbonhidratlar için daha uzun süre tok kalmak iççin; tam tahıllı ekmekler, taze meyve ve sebzelerden yaralanabiliriz.
  • Fındık, badem, ceviz gibi yağlı tohumları da sahur menümüze eklemek bizlere daha uzun süre tokluk sağlayacaktır.

İftarda 10 Dakika Ara Vermek Çok Önemli!!!

Gün içerisinde çok uzun saatlerde açlık yaşadığımız için kan şekerimiz çok fazla düşmektedir, kan şekeri düşüklüğü sebebiyle de iftar saatinde hızlı besin tüketmeye eğilimimiz olmaktadır. İftara 1 bardak su + 1 adet hurma ile başlayabiliriz. Böylece kan şekeri düşüklüğümüzü dengeleyebiliriz. Arkasından çorbamızı tüketmeliyiz. Biliyorum hepimiz için iştah kontrolü zor oluyor, fakat çorbadan sonra 5-10 dakika bir ara vermek, örneğin bu arada namazınızı kılmak ufak bir ara katacağından midemizde hazımsızlık olmasını önleyecek, doygunluk sağlama etkisiyle çok kısa sürede fazla besin tüketmemizi engelleyecektir.

İftarda Ne Tüketelim?

  • Çorbamızdan sonra mümkünse protein ve sebze kaynaklarından yararlanabiliriz. Ana yemeğimizin yanında muhakkak salata olmasına dikkat etmeye çalışalım, hazımsızlığın ve kabızlığın önüne geçebilmek için lifli besinleri tüketmek aslında bizler için çok önemlidir.
  • Yemek pişirme yöntemlerimizin ızgara, fırında pişirme, buğulama gibi midemizi çok rahatsız etmeyecek yöntemler olmasına dikkat etmeliyiz.
  • Çok yağlı besinler, yağda kızartarak yemek pişirme yöntemleri, çok yağlı yemekler midemizde hazımsızlığa sebep olabilir ve kilo artışına sebebiyet verebilir, mümkün oldukça uzak durmaya çalışmalıyız.
  • Ramazan pidesi için 1 avuç kadar pide 1 dilim ekmek yerine geçmektedir, pide tüketimimizde porsiyon kontrolü bizim için çok önemlidir.
  • Ekmek veya pide tüketilen bir öğünde pilav makarna gibi yine karbonhidrat gruplarından kaçınabiliriz.

Su İçmeyi İhmal Etmeyin!

İftar ve sahur 8-10 bardak kadar su tüketmeliyiz. Bu tüketimimizin 5-6 bardağı iftar ve sahur arasında, 2-3 bardağının ise sahurda olması şişkinlik ve kabızlık yaşamamızı önleyecektir.

Tatlı Konusu 😊

Gün içerisinde çok fazla kan şekeri düşüklüğü yaşadığımız için akşam yemekten sonra bu açığı kapatmak için vücudumuz bu dengeyi sağlamak adına tatlı arayışına geçiyor. Daha rahat bir ramazan geçirmek ve kilo almamak adına; bu tatlı ihtiyacımızı meyve, meyve tatlıları ve sütlü tatlılardan almalı, şerbetli ve hamurlu tatlıları mümkün oldukça az tüketmeye çalışmalıyız.

Hepinize huzur, bereket dolu bir Ramazan dileriz 😊

Seyyide Elbeyli Koç

Seyyide Elbeyli Koç, Hatay’lı bir kadın girişimcidir. Başarılı bir okul hayatının ardından, önce Elektrik-Elektronik Mühendisliği, sonra ise İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi almıştır. Ardından, pedagojik formasyon eğitimini tamamlamıştır. Bir süre mühendislik ve öğretmenlik yapmıştır. Spor faaliyetlerine devam ederken; girişimci ruhuna daha fazla engel olamayarak spor alanında kendi işini yapmaya karar vermiştir.